Neandria Ören Yeri

Neandreia antik kenti Çanakkale, Ezine ilçesine 20 km. uzaklıktaki Kayacık köyünün kuzey-doğusunda bulunan Çığri dağı üzerindedir.

Neandreia, Hellen dilinde “delikanlı” veya “genç adamın yurdu” anlamındadır.

Kentin kuruluşu ile ilgili bilgiler yetersizdir. Arkeolojik kazılarda M.Ö.VII.yüzyıla inen mezarlarla karşılaşılması bu konuda bir fikir vermektedir.Xenephon, M.Ö.399’da buraya gönderilen Spartalı Derkylidas’dan söz ederken Neandreia’ya değinmiştir. M.Ö.VII.yüzyılda Aleanderia Troas’ın kurulmasından sonra burada yaşayanlar oraya göçmüştür. Bunun sonucu olarak da Neandreia sönmüştür.

Neandreia’da ilk araştırmayı sondaj niteliğinde 1867 ‘de Frank Calvert yapmıştır. Ardından 1899’da Alman Robert Koldeway kazıyı genişleterek sürdürmüştür. R.Koldeway öncelikle kentin mabetlerini araştırmıştır. Arkaik çağ öncesine ait bir mabet ortaya çıkarılarak M.Ö.479’lu yıllara tarihlendirilmiştir. Bu, Anadolu mabetlerinin en eski örneklerinden biri olup 9.34 x 20.12 m. ölçüsündedir. Uzun tarafında 7 sütun kaideleri ortaya çıkarılmıştır. Sütunların gövde ve başlıklarının bulunamamasına rağmen J.Th.Clarke’nin yüzey araştırmasında bulduğu Aiolis tipi başlığın buraya ait olup olmadığı kesinlik kazanamamıştır. Bu başlık bugün İstanbul Arkeoloji Müzesindedir. M.Ö.V-IV. yüzyıllara tarihlendirilen kentin çevresindeki 3 km. uzunluğundaki surlar oldukça düzgün volkanik liparit taşlarla örülmüştür. Günümüze oldukça sağlam ve iyi durumda gelen bu surlar 3200 m. uzunluğunda, 3 m. kalınlığındadır. Ayrıca oldukça sağlam 11 burç bu surları takviye etmektedir. Akropolün olduğu alanın altında daha eski bir yerleşimin izleri ile karşılaşılmışsa da yine de bazı noktalar açıklık kazanamamıştır. Yapılan araştırmalarda M.Ö.700’ e tarihlenen siyah kilden, delikli ağırşaklar, çanak sapları, sarı kilden yapılmış dışı siyah boyalı keramikler ve kadın figürinleri bulunmuştur.

YEDİ TAŞLAR

Çanakkale'nin güneyinde, Ezine ilçesinin batısında, Kestanbol Bergaz Yaylacık köyleri arasında bir granit kütlesi mevcuttur.

Kristalen şist ve kristalize kalkerlerle çevrili bulunan bu granitin bir çok maden görülmektedir. Burada iki tip granit mevcuttur. Biri gri renkli hornblendli olup, ortoklaz , az miktarda plajioklaz, kuvars, biyotit ve tali olarak piroksen, titanit, apatit, zirkon ve demiroksit ihtiva etmektedir. Bu tip granitten çok miktarda parke yapılmaktadır. Bu suretleher yıl 8-10 milyon parke taşı kamyonlarla Odunluk iskelesine taşınmakta ve buradan Çanakkale ve İzmir e sevkedilmektedir.

Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Koçali ve Akçakeçili köyleri yer almaktadır. Koçali köyü Ezine’ye 13, Akçakeçili köyü ise Ezineye 17 km. uzaklıktadır. Yöre insanlarının hakkında pek bilgi sahibi olmadığı dev sütunlar antik döneme ait granit ocakları burada yer almaktadır.. Tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte burada ki Granit kayalar işlenerek ortalama 12m. uzunluğun da , 1.75m. çapın da sütunlar elde edilmiştir. Sütunlar nümunelerin özgül ağırlıklarının hesaplanabildiği kadarıyla her biri yaklaşık 30 ton ağırlığındadır. Koçali Köyü’nde 7 adet, Akçakeçili Köyü’nde kimisi parçalanmış yaklaşık 15 adet sütun yer almaktadır. Yörenin çevresi hep aynı tip granit kayalarla dolu doğal bir granit ocağı gibidir. Kimi kütleler öyle büyük ki, bunlardan tek parça halinde sütunlar çıkarılabilmiştir. Antik dönemlerde, tespit edilebildiği kadarıyla ve yapılan incelemeler sonucu dev kaya bloğundan sütunu çıkarabilmek için delikler açıldığı, açılan deliklerin içerisine odun parçaları yerleştirildiği, daha sonra bu odun parçalarının sulanarak kayaları parçalamışlardır, bu yöntem bir nevi günümüzde kullanılan adeta temel dinamitlemesi ile aynı etkiyi yaratmıştır. Elde edilen bu sütunların gemilerle Roma’ya taşındığını sanılmaktadır.

Ayrıca bölgede yer alan antik kentlerde özellikle Alexandria-Troas’da yoğun olarak liman bölgesinde yedi taşlardaki sütunların bire bir örneği Troia ekibi tarafından 1995 yılından yapılan çalışmalarda tespit edilmiştir. Ancak bu devasa sütunların ocaklaradan bu kentlere nasıl taşındığı hala ayrı bir soru işaretidir.

Koçali köyü cıvarında bulunan ve halkın Pembe taş dedikleri granit, porfiri yapılıdır. Sağlam hoş manzaralı ve güzel renkli olan bu porfiri yapılı granitlerden çok eski zamanlardan beri sütünlar yapılmaktadır. Koçali köyünün batısında yeşil taşlar mevkiinde, eskiden hazırlanmış 1.70m çapında ve 12.5m uzunluğunda yekpare yedi sutun bugun korumasız bir vaziyette durmaktadır. 2005 yılında yapılan gözlemlerde ise bu sütunların baş kısımlarının gövdelerinden ayrılarak muhtemelen değirmen taşı olarak kullanılması amacıyla yöre halkı tarafından koparıldığı tespit edilmştir. İstanbul camilerinde görülen pembe renkli ve iri ortozlu, porfir yapılı granitlerin Kestanbul civarından çıkarıldıgına hiç şüphe yoktur.

Kaynak: http://www.canakkalekulturturizm.gov.tr/TR/belge/1-76869/neandria-oren-yeri.html